Azer: “Kıbrıs sorununun yükünü çocukların omuzlarına bırakmayın”

Kimliksizler Derneği Başkanı Doç. Dr. Can Azer, karma birlikteliklerden doğan çocukların Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığına ilişkin yaşadığı sorunlarla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Azer, karma birlikteliklerden doğan çocukların vatandaşlık talebinin zaman zaman siyasi tartışmalarla ilişkilendirildiğini belirterek, bir kişinin nerede yaşadığı ile sahip olduğu veya talep ettiği vatandaşlık hakkının birbirinden ayrı konular olduğunu savundu.
“Başkalarına tanınan bir hakkın, karma evliliklerden doğan çocuklara hakları olmasına rağmen sırf anne veya babasının kimliği nedeniyle tanınmamasını kabul etmiyoruz” ifadelerini kullanan Azer, vatandaşlık talebinin siyasi bir bağlılık beyanı olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.
“Mağduriyetleri yarıştırmıyoruz”
Azer, Kıbrıslı Rumların mülkiyet konusunda yaşadığı mağduriyetlerin kabul edilmesinin, karma birlikteliklerden doğan çocukların vatandaşlık taleplerinden vazgeçilmesini gerektirmediğini belirtti.
Farklı mağduriyetlerin aynı anda ele alınabileceğini kaydeden Azer, “Bir çocuğun vatandaşlık hakkını savunmak, bir başkasının mülkiyet hakkını inkâr etmek değildir. Kıbrıs’taki farklı mağduriyetleri aynı anda konuşabiliriz” dedi.
“Kaç yıl daha bekleyecekler?”
Kapsamlı çözüm beklentisine de değinen Azer, karma birlikteliklerden doğan çocuklara “çözümü bekleyin” denilmesini eleştirdi.
Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözümün ne zaman bulunacağının bilinmediğine işaret eden Azer, çocukların bu süreçte büyüdüğünü, eğitim aldığını, seyahat ettiğini ve hayatlarını kurduğunu ifade etti.
Azer, “Onların hayatlarını, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan bir siyasi çözüme rehin bırakmak kabul edilemez” görüşünü dile getirdi.
“Kimlik talebi siyasi bağlılık beyanı değildir”
Vatandaşlık hakkı talebinin Kıbrıs sorununa yönelik siyasi bir tutumla eş tutulmaması gerektiğini savunan Azer, “Bir kimlik talebi siyasi bağlılık beyanı değildir. Bir vatandaşlık hakkının kullanılması, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin bir tutum değildir” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda çocukların haklarının kapsamlı çözüm şartına bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Azer, şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklarımız siyasi müzakere masasının dışında bırakılmış bir nesil olmak zorunda değil. Hakları, bir gün gerçekleşmesi umulan bir çözümün şartına bağlanamaz. Çünkü onların hayatı ‘bir gün’ başlamayacak. Onların hayatı bugün devam ediyor.”




























