“NİHAİ İDARİ DEĞERLENDİRMEYİ KİM YAPTI?”

AKPINAR’DAN FİLO JET FACİASI İÇİN 22 MADDELİK SORU: “267 İNSANIN HAYATI HANGİ DENETİMLERLE EMANET EDİLDİ?”
Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, 30 Ağustos 2026 tarihinde Girne’den hareket ettikten kısa süre sonra su alarak alabora olan ve yaklaşık 514 metre derinliğe batan FİLO JET yolcu gemisine ilişkin kapsamlı bir Yazılı Soruyu Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na sundu.
Akpınar, 267 kişinin hayatını taşıyan geminin hangi teknik belgeler, denetimler ve idari değerlendirmeler sonucunda sefere çıkmasına izin verildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan 22 başlık altında yanıt istedi.
“AMACIMIZ SUÇLU ARAMAK DEĞİL, GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARMAK”
Kazanın kesin nedeninin bağımsız ve bilimsel bir teknik inceleme sonucunda belirlenebileceğini vurgulayan Akpınar, soruşturma tamamlanmadan herhangi bir kişi veya kurumu peşinen sorumlu ilan etmenin doğru olmayacağını kaydetti.
Akpınar, buna karşın yüzlerce yolcu taşıyan bir geminin hangi şartlarda Girne Limanı’ndan sefere çıkarıldığının sorgulanmasının milletvekillerinin kamu adına taşıdığı denetim sorumluluğunun bir gereği olduğunu ifade etti.
“Buradaki amacımız suçlu aramak değildir. Gerçeği ve devletin denetim süreçlerinin eksiksiz işleyip işlemediğini ortaya çıkarmaktır” diyen Akpınar, insan hayatının söz konusu olduğu bir alanda teknik belgelerin ve denetimlerin yalnızca şekli prosedürler olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
HAT İZNİNDEN KLAS BELGELERİNE KADAR TÜM SÜREÇ SORULDU
Akpınar’ın Yazılı Sorusu’nda FİLO JET’e verilen hat ve sefer izinlerinin tarihleri, geminin teknik yeterlilik belgeleri, klas statüsü, güvenlik sertifikaları ve Limanlar Dairesi tarafından yapılan fiziki denetimler hakkında ayrıntılı bilgi talep edildi.
Geminin kaza tarihinde geçerli olan klas statüsünün ne olduğu, geçmişte klas askıya alma, geri çekme, şartlı klas veya gecikmiş sörvey kayıtlarının bulunup bulunmadığı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Akpınar ayrıca geminin yolcu gemisi veya yüksek hızlı tekne olarak faaliyet göstermesine dayanak oluşturan HSC Safety Certificate, Permit to Operate High-Speed Craft, Safety Management Certificate ve diğer uluslararası teknik belgelerin kaza tarihinde geçerli olup olmadığının açıklanmasını istedi.
ALÜMİNYUM GÖVDE VE METAL YORGUNLUĞU MERCEK ALTINDA
Yaklaşık 26 yıllık olduğu belirtilen FİLO JET’in alüminyum gövdesine ilişkin de çok sayıda teknik soru yöneltildi.
Gemide metal yorulması, korozyon, çatlak veya gövde kalınlığına ilişkin kapsamlı incelemelerin ne zaman yapıldığı; ultrasonik ölçüm, NDT veya benzeri yapısal testlerin uygulanıp uygulanmadığı soruldu.
Geminin geçmişte geçirdiği renovasyon ve bakım çalışmaları sonrasında stabilite hesaplarının yeniden yapılıp yapılmadığı ve yapılan yapısal değişikliklerin Bakanlık ile Limanlar Dairesi’nin bilgisine sunulup sunulmadığının da açıklığa kavuşturulması istendi.
KOLTUKLARIN KOPMASI VE SU GİRİŞİ İDDİALARI DA SORULDU
Akpınar, yolcuların bazı koltukların kaza sırasında yerlerinden koptuğuna yönelik ifadelerine de dikkat çekti.
Koltuk bağlantılarının ve bunların bağlı bulunduğu güverte konstrüksiyonunun daha önce teknik denetime tabi tutulup tutulmadığı sorulurken, kaza sonrasında bu alanların özel olarak incelenip incelenmeyeceğinin açıklanması talep edildi.
Yolcuların gemi içerisinde, özellikle koltukların altından veya taban seviyesinden su geldiği yönündeki iddialarının da teknik soruşturmada değerlendirilmesini isteyen Akpınar, suyun gemiye ilk giriş noktasının bağımsız uzmanlar ve gemi inşa mühendisleri tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
514 METRE DERİNLİKTEKİ BATIK İÇİN ROV ÇAĞRISI
FİLO JET’in yaklaşık 514 metre derinlikte bulunmasının teknik incelemeye engel teşkil etmemesi gerektiğini ifade eden Akpınar, batığın uzaktan kumandalı sualtı araçlarıyla (ROV) görüntülenmesini gündeme taşıdı.
Akpınar, geminin deniz tabanındaki yatış pozisyonunun, gövde bütünlüğünün, olası kırılma ve deformasyonların, su giriş noktalarının, kapı ve rampaların durumunun, motor bölümünün, koltukların ve gemiden ayrılan parçaların dağılımının kayıt altına alınması gerektiğini belirtti.
Gerekli görülmesi halinde ROV manipülatörleri aracılığıyla küçük parçalar veya numuneler alınmasının planlanıp planlanmadığını da sordu.
TÜRK LOYDU DENETİMLERİ VE “29 MADDELİK EKSİKLİK” GÜNDEMDE
Akpınar’ın soru önergesindeki dikkat çekici başlıklardan biri de geminin eski adı IRIS JET dönemine ilişkin Türk Loydu denetimleri oldu.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla gördüğü 2019/347 Esas ve 2024/17 Karar sayılı dosyada, geminin 19 Mart 2018 ve 26 Mayıs 2018 tarihlerinde Türk Loydu tarafından denetlendiği, 13 Haziran 2018’de Antalya’da seyir tecrübesine tabi tutulduğu ve 29 maddelik kusur, eksiklik ve kural uygunsuzluğu tespit edildiğinin belirtildiğini aktaran Akpınar, bu kayıtların Bakanlık tarafından bilinip bilinmediğini sordu.
2018 yılında tespit edilen 29 eksikliğin tamamının hangi onarım, yeniden sörvey ve teknik incelemeler sonucunda kapatıldığının belgeleriyle açıklanmasını isteyen Akpınar, Türk Loydu’nun 17 Aralık 2018 tarihli Durum Tespit Sörvey Raporu ile ilgili belgelerin Cumhuriyet Meclisi’ne sunulmasını talep etti.
Akpınar ayrıca Türk Loydu tarafından 2026 yılı içerisinde gerçekleştirildiği belirtilen denetimin tam tarihini, kapsamını ve bu denetimde herhangi bir uygunsuzluk, tavsiye veya “condition of class” kaydı bulunup bulunmadığını da Bakanlığa sordu.
“NİHAİ İDARİ DEĞERLENDİRMEYİ KİM YAPTI?”
Akpınar’ın Bakanlığa yönelttiği en kritik sorulardan biri ise FİLO JET’in 30 Ağustos 2026 tarihinde yüzlerce yolcuyla Girne Limanı’ndan sefere çıkmasının teknik ve hukuki açıdan güvenli olduğuna ilişkin nihai kararın hangi makam tarafından verildiği oldu.
Akpınar, bu kararın hangi belge ve denetim sonuçlarına dayanılarak alındığının kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
“BELGELERİYLE VE BÜTÜN ŞEFFAFLIĞIYLA CEVAP VERİLSİN”
Serhat Akpınar açıklamasının sonunda, soru önergesinin amacının devam eden soruşturmanın sonucunu peşinen tayin etmek olmadığını yineledi.
Akpınar, “Amacımız, 267 insanımızın hayatını doğrudan ilgilendiren bir yolcu taşımacılığı faaliyetinde devletin gerekli teknik ve idari denetimleri eksiksiz gerçekleştirip gerçekleştirmediğini ortaya koymak, kamuoyunun haklı sorularına şeffaf biçimde cevap verilmesini sağlamak ve benzer bir olayın tekrar yaşanmasını önlemektir” ifadelerini kullandı.
Akpınar, beklentilerinin açık olduğunu belirterek, “Belgeleriyle, raporlarıyla ve bütün şeffaflığıyla kamuoyuna cevap verilmesi” çağrısında bulundu.
Benzer haberler
Haber
Rasıh Reşat: Gençler Gitmesin Diye…
Hristodulidis-Erhürman görüşmesi Rum basınında
Üstel: Gençlerimizin kendi topraklarında kök salmasını istiyoruz
Sinem Kaşifoğlu’nun “Sessiz Pırpır”ı Miniklerle Tanıştı
Bakanlar Kurulu, Merkezi Cezaevi’ndeki grevi 60 gün süreyle erteledi
Üstel, yeni dönemde gençlere yönelik 10 maddelik destek paketini açıkladı





























