Rasıh Reşat: İstemiyoruz ama konuşmasak eksik kalır

Bütün dengelerimizin altüst olmasına neden olan ve ciddi sorgulamaları beraberinde getiren Filo Jet deniz kazasında, kayıplarla ilgili umutlar denizin derinliklerinde kaybolurken biz yine iç siyaset konuşuyoruz. Konuşmak zorunda kalıyoruz.
Bu karanlık günlerde insanın içini ısıtan hikâyeler de çıkıyor elbette. Yavuz Donat’ın yazdığı, laptopunu kaybeden çocuğa Büyükelçi’nin laptop getirtmesi ya da oyuncaklarını denizde kaybeden çocuğun “Biz şimdi fakir mi olduk?” demesi üzerine Büyükelçi Başçeri’nin hemen oyuncak getirtmesi güzeldi doğrusu. İnsanları kurtarma çalışmalarının yanında, çocukların belki de hiç kaybolmayacak travmalarını azaltacak adımlar da çok önemli.
Psikologların, özellikle travma psikologlarının devreye girmesi konusunda duyduğum bazı şeyler var. İnşallah doğru değildir ve uzmanlıklarını böylesine kritik bir zamanda kullanmalarının önüne geçilmiyordur.
Liyakat, mevzuat ve denetim… Sanırım bundan sonra en önemli kelimelerimiz bunlar olmalı. “Bir şey olmaz”ı da lügatımızdan çıkarmalıyız.
Gelelim konuşmak istemediğimiz ama konuşmak zorunda olduğumuz siyaset kısmına.
Başbakan Ünal Üstel, patlamak üzere olan siyasi bombanın gazını almak için hükümet ortağı Erhan Arıklı’yı bakanlık görevinden aldı. Doğrusunu söylemek gerekirse bu, Üstel’e siyasi bir rahatlama getirmiştir. Kamuoyu bundan daha azını bekleyemezdi zaten. Arıklı’nın doğrudan sorumluluğu olmasa bile olay onun sorumluluk alanında gerçekleştiği için görevden alındı diye de bakabilirsiniz; “Bir kelle gerekiyordu, Üstel o kelleyi aldı” diye de. Fark etmez.
“Arıklı neden istifa etmedi?” sorusuna yanıtım yok. İstifa etseydi daha iyi olurdu elbet ama burası Norveç değil ve ülkemizde hangi kan dondurucu olaydan sonra sorumlu bakan istifa etti, hatırlamıyorum. Hatırlamıyorum çünkü yok. Alkollu Mama skandalı örneklerden sadece biri.
UBP açısından Üstel kısa vadede önemli bir kazanım elde etti. Riskli ama gerekli bir hamleyle partisinin daha fazla hasar almasını engelledi. Ancak 6 Aralık sonrasında UBP yeniden YDP ile koalisyon masasına oturursa, YDP’nin “eski koalisyon ortağı indirimi” yapmayacağı açık. Üstelik YDP’nin Arıklı etrafında kenetlendiğini de görüyoruz. Partililer ‘Başkanımıza uzanan eller kırılsın’ slognı atacak kadar yekpare hale geldi.
Diğer tarafta Demokrat Parti var. YDP’nin denklemden çıkmasıyla hükümetin tek ortağı ve dolayısıyla Meclis aritmetiğinin en kıymetli partisi haline geldi. DP’nin taleplerinin artık çok daha dikkatle dinleneceği kesin.
Yani garip bir şekilde bu deniz feaketi sonrasında değişen siyasi ortam bana göre özellikle sağ siyaset düşünüldüğü gibi bir felaket olmadı. Aksine gündem değişti, polarizasyon sağlandı.
Bir deniz felaketinden bir skandala dönüşme potansiyeli taşıyan bu trajedinin, seçime yaklaşırken ortaya çıkardığı siyasi sonuçları da konuşmak gerekiyordu. Konuşmak istemesek de konuşmasak eksik kalırdı.
Benzer haberler
Haber
Bakanlar Kurulu, Merkezi Cezaevi’ndeki grevi 60 gün süreyle erteledi
Üstel, yeni dönemde gençlere yönelik 10 maddelik destek paketini açıkladı
İncirli: “Yeni dönemde eğitimi öğretmenlerle birlikte adım adım iyileştireceğiz”
Bilim Kafe etkinliklerinin 4’üncüsü Lefkoşa’da gerçekleştirildi
KTAMS Merkezi Cezaevi’nde grev başlattı
Kıbrıs BM“Holguin’in 29 Ekim’de gelmesi bekleniyor… 9 Kasım’da üçlü görüşme planlandı”





























