Rasıh Reşat: Neden şimdi?

İngilizcede mühim bir laf vardır: “Timing is everything.” Türkçe mealiyle; zamanlama her şeydir.
Bazı konulara bakarken, konunun içeriğinden çok ne zaman ortaya çıktığına bakmak, meseleyi kavramak ya da anlamlandırmak açısından çok daha verimli olabilir.
Misal bugün bir ses kaydı yayımlandı.
Serdinç Maypa, bir rüşvet alışverişinin anlatıldığı bir ses kaydını paylaştı.
Anlaşıldığı kadarıyla kayıt, kendisi ile rüşvet verdiğini söyleyen kişi arasında geçiyor.
Tarafların rızası olduğu için, özel hayatın gizliliği kapsamında bir yasak söz konusu olmuyor.
Ses kaydında, Ünal Üstel’in Turizm Bakanı, Kemal Dürüst’ün de Ulaştırma Bakanı olduğu döneme işaret ediliyor.
Eğer doğru anladıysam.
Maypa’ya lafım yok.
Konuşacak birini bulmuş, konuşturmuş ve yayımlamış.
Öyle servis edilmiş bir bant da değil; doğrudan kendi yaptığı bir görüşme.
İyi de…
Neden şimdi?
Aynı soruyu Tahsin Ertuğruloğlu’nun ani çıkışı sırasında da sormuştum: “Bayram değil, seyran değil; neden şimdi?” Belli ki bir merkez, Ünal Üstel’e bir operasyon çekiyor.
Ama Üstel de bu operasyona karşı bir başka operasyonla yanıt veriyor.
İki farklı gücün çekişmesi Üstel üzerinde çarpışıyor ve biz de Marvel filmlerindeki gibi, çarpışma anında ortaya çıkan şimşek misali patlamaları izliyoruz.
Bu durum bana kalırsa epey zamandır devam ediyor.
Zamanlamanın da bir zamanlaması var.
Bu ses kaydının, Başbakan’ın Ankara’da olduğu güne denk gelmesi manidar değil mi?
Başbakan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüşecek.
Eğer denk getirirse, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşmek istediğini herkes biliyor.
O görüşmeden verilecek bir fotoğrafın, yapılacak bir temasın, Üstel’in ülkeye dönüşünde Ercan’dan çıkarkenki yürüyüşünü değiştirebilecek nitelikte olduğunu da herkes biliyor.
Hissiyatım şu: Bu görüşmenin gerçekleşmesini istemeyenler, ellerindeki malzemeyi ortaya dökmek için özellikle bu zamanı seçmiş olabilir.
Başbakan, son ses kaydıyla ilgili Ankara’dan “Montaj ve manipülasyondur” açıklaması yaptı.
Öyle olsa bile, Sayın Başbakan’ın muhaliflerine malzeme verme konusunda son derece bonkör davrandığını da biliyoruz.
Neticede Ünal Üstel ciddi bir saldırı altında.
Kendisine yapılan ve yapılacak saldırılar için kullanılacak mühimmat açısından da bir kıtlık yok.
Beni düşündüren tek şey zamanlama.
Çünkü bu mühimmat hep vardı.
Neden şimdi?




























