Rasıh Reşat: Yeter ki uçsun, ilk uçağın adı Üstel olsun

Kıbrıs Türk Hava Yolları konusu bu toplum için son derece hassas bir konu. Bizim aile için ise biraz daha hassas.
Eşim KTHY’de Rezervasyon ve Satış Şefi’ydi ve bugün 16 yaşında olan oğlumuzu dünyaya getirmek için 2010 yılında doğum iznine çıktığında, çok sevdiği ve evimize düzenli bir maaş getiren işine bir daha dönemedi. Ardından, diğer KTHY çalışanları gibi yaklaşık 14 ay işsiz kaldı. Sonrasında, nurlarda uyusun, dönemin Başbakanı İrsen Küçük ciddi bir siyasi bedeli göze alarak bu insanları özel bir yasayla devletin çeşitli kademelerinde istihdam etti.
Dolayısıyla KTHY denildiğinde benim için mesele yalnızca nostaljik bir uçak fotoğrafından ibaret değil.
KTHY’yi kim batırdı, neden battı, kim neyi yanlış yaptı tartışmasına bugün girecek değilim. Herkes kendi payına düşen cevabı biliyor veya bilmesi gerekiyor. Ben Başbakan Ünal Üstel’in “KTHY yeniden göklerde olacak” çıkışı üzerinde durmak istiyorum.
Üstel seçim harala gürelesi içerisinde onlarca proje sıralarken yalnızca klasikleşmiş, “Milli, bayrak taşıyıcı havayolumuzu yeniden kuracağız” deseydi, açık söyleyeyim, pek heyecanlanmazdım. Çünkü bu ülkede yeni bir havayolu şirketi kurulacağı vaadini daha önce de çok dinledik.
Ancak bu defa sanki biraz farklı bir şey var.
Üstel’in 12 Ekim’de projenin nasıl hayata geçirileceğini ve yol haritasını açıklayacağını özellikle ilan etmesini önemsiyorum. Bunu, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açılışlar, projeler ve yeni kaynak açıklamalarıyla geçen KKTC ziyaretinin hemen ardından söylemiş olması da dikkatimi çekiyor.
Ben, KKTC’de büyük ölçekli projelerin Türkiye’nin desteği olmadan hayata geçirilmesinin ne kadar zor olduğunu bilenlerdenim. İdeal mi? Değil elbette. Ama gerçek bu.
Dolayısıyla Başbakan’ın bir tarih vererek “12 Ekim’de yol haritasını açıklayacağım” demesi, en azından ortada üzerinde çalışılmış bir yol haritası bulunduğu beklentisini yaratıyor. Eğer gerçekten uygulanabilir bir model hazırlanıyorsa bunun Türkiye, Türk Hava Yolları ve Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile belli bir koordinasyon gerektireceği de ortada.
Beni asıl etkileyen ise eski KTHY çalışanlarının heyecanı oldu. Kimisi “Çağırsınlar, gözümü kırpmadan gider yeni havayolunda çalışırım” diyor, bir başkası Araç Kayıt Dairesi’nin eski KTHY binasını ne zaman boşaltacağını bile konuşmaya başlamış.
Demek ki KTHY’nin kapanmasının üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen o isim insanların içinde hâlâ bir yere dokunuyor.
Elbette bir havayolu şirketi heyecanla, nostaljiyle veya seçim sloganıyla kurulmaz. Sermayesi, filosu, işletme modeli, uçuş hakları, yönetim yapısı ve sürdürülebilirliği olan ciddi bir plan gerekir.
Üstel’in avantajı, bu kez yalnızca bir vaat değil, bir tarih ve yol haritasının açıklanacağı tarihi açıklamış olmasıdır.
Ben şimdilik ne alkışlıyorum ne de “olmaz” diyorum.
Ama KTHY’nin bizim ailemizde bıraktığı izi ve eski çalışanların gözlerindeki heyecanı düşününce, 12 Ekim’de yeni KTHY’nin gerçekten nasıl kurulacağını, kimlerin desteğiyle ve hangi modelle yeniden kanat çırpmaya başlayacağını dinlemek için sabırsızlandığımı da saklamıyorum. Bir proje başlamadan da taşlamak için ellerinden gelenleri de bir KTHY mağduru ve uçuk uçak bileti fiyatına maruz kalan biri olarak kınıyorum.
2028'e çok zaman yok. Başarır da KTHY olarak ilk uçuş gerçekleşecek noktaya gelirse, ilk uçağın adının Üstel olması için kampanyayı bizzat ben yaparım.
Benzer haberler
Haber
HASİPOĞLU: “SİGORTALAR FONU İLK KEZ BU KADAR GÜÇLÜ BİR NOKTAYA ULAŞTI”
Yılmaz: "Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve KKTC’nin yanındadır "
İncirli: Ekonomik dayanıklılığımızı sağlamak zorundayız
KTOEÖS, TMK’de uyarı grevi ve açıklama yaptı
Lefkoşa’da kaybolan 13 yaşındaki Münüre Aktaş aranıyor
MESARYA BELEDİYESİ, KORKUTELİ VE DÖRTYOL’DA DERE ISLAH ÇALIŞMALARINI TAMAMLADI




























