Rasıh Reşat: Malum yerlerinden asın…

Alışkanlıktır, gözümü BBC ile açarım. Dünyada ne olup bittiğini oradan öğrenirken, bir gazeteci olarak hangi haberin nasıl seçildiğine, nasıl sunulduğuna, neyin önemli addedildiğine bakar, mesleki feyz almaya çalışırım.
Dün sabah karşıma çıkan haber tam bir araştırmacı gazetecilik örneğiydi. BBC muhabirleri üşenmemiş, Kuzey Kıbrıs merkezli bir tüp bebek skandalını daha gün yüzüne çıkarmışlar.
Habere göre çoğu Britanyalı ailelere ait en az 30 çocuğun, anne babalarının seçtiği sperm veya yumurta donörlerinden değil, başka donörlerden dünyaya gelmiş olabileceğinden şüphe ediliyor. Martta ilk haber çıktığında sayı yediydi. Şimdi 30 ve bu haberin ardından “Ben de aynı klinikte tedavi gördüm”, “Bana da olmuş olabilir” diyerek ortaya çıkacakların sayısını düşünmek bile istemiyorum. Daha kötüsü “aynı klinikte” derken aslında “aynı ülkede” demiş olacaklar.
Mesele basitçe şu: Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar binlerce euro ödüyor, katalogdan saçına, gözüne, boyuna, sağlık geçmişine kadar inceleyerek donör seçiyor ve dünyaca ünlü bir sperm bankasından o kişinin sperminin getirildiğine inanıyor. BBC’nin ortaya koyduğu iddialara göre ise bazılarında kullanılan sperm seçtikleri donöre ait olmayabilir. Üstelik Cryos International, Doğuş IVF Centre’a sperm gönderdiğine ilişkin kaydı bulunmadığını ve kliniği 2016’da kara listeye aldığını söylüyor. Dolayısıyla iddia falan derken aslında kibarlık ediyorum.
Şimdi birileri çıkıp “KKTC’nin sağlık turizmini baltalıyorlar” diyecektir. Oysa sağlık turizmini BBC baltalamıyor. Ahmet Savaşan ve onunla birlikte çalışanlar yıllarca Sağlık Turizmi sektörünü ilmek ilmek örsün, ülkeye güven kazandırmaya çalışsın; sonra birkaç milyon euro daha servetine katmak isteyenler, çocuk sahibi olmak isteyen kadınların umutlarını istismar ettiği iddialarıyla bütün bu emeğin üzerine gölge düşürsün. İşte ben bunu kabul edemiyorum. İddia derken hala kibar davranıyorum.
Haberde adı geçen Dr. Şevket Alptürk’le ilgili geçmişte de kamuoyuna yansıyan tartışmalar oldu. Bir kere değil iki kere değil.
Ama derdim o değil şimdilik. Benim derdim KKTC.
Başta Türkiye olmak üzere Sağlık Turizminden okağanüstü paraları ekonomisne kazandıran ülkeler var. Bizim ülkemizde böyle bir alan yaratılmış, bazı doktorlar, parasını tahsil ettikleri uluslararası sperm bankası kullanmak yerine, rastgele birinin sperm ya da yumurtasını verip gönderiyorlar. Ve oluşan imajı yerle bir ediyorlar.
BBC martta ilk haberi yaptığında KKTC Sağlık Bakanlığı soruşturma başlatmıştı. Bugün vaka sayısı yediden 30’a çıktı ama soruşturmanın nereye vardığını bilmiyoruz. Bakanlığın soruşturmalarının akıbetini merak eden, alkollü mama skandalı soruşturmasına bakabilirler.
Üstelik asıl dalga şimdi başlayabilir. Kuzey Kıbrıs’ta tedavi olmuş kaç kadın bu haberi okuyup çocuğuna DNA testi yaptıracak, kaçından “Ben de” sonucu çıkacak bilmiyoruz.
Sağlık turizmini korumak istiyorsanız BBC’ye kızmayacaksınız, BBC’nin haberini görüp de haber yapanlara da kızmayacaksınız. Klinikleri denetleyeceksiniz. Soruşturmaların sonuçlanmasını sağlayacak ve sperm hilesi yapanları, hazır sperm lafı da geçmişken, malum yerlerinden asacaksınız.
Benzer haberler
Haber
Erhürman-Hristodulidis görüşmesi Rum basınında geniş yankı buldu
Bozkurt: Kadınların emeği ve sözü Mağusa’yı güçlendirecek
Bayındırlık Bakanı Sucuoğlu, Girne dağ yolunda incelemelerde bulundu
Dinçyürek: Hayal dediklerinizi tek tek esere dönüştürdük!
Hristodulidis TC-KKTC Mutabakat Zaptı’nı ve NAVTEX’i Avrupalı liderlere şikayet etmeye hazırlanıyor
İMO öncülüğünde teknoloji, eğitim ve yaratıcılık bir araya geliyor: CIVIL GAME JAM başlıyor




























