Rasıh Reşat
Kıbrıs —
Rasıh Reşat'ın Haberi
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Erhürman: “Hristodulidis’in faaliyetleri güveni zedeliyor” UBP İskele Belediye Meclis üyesi adayları açıklandı Bozkurt: Ekibime çok güveniyorum MERİTTA'DAN 2026 SEZONUNA ANLAMLI VEDA: 6 DENİZ KAPLUMBAĞASI MAVİ SULARLA BULUŞTU MERSİNLİK KÖYÜ’NDE İÇME SUYU ALTYAPISI YENİLENDİ, SU AKIŞI BAŞLADI Üstel: “Muhtarlara devlet katkısını asgari ücretin yüzde 95’ine yükselttik” Sadıkoğlu, Muhtarlar Günü’nde muhtarlarla bir araya geldi KARAVEZİRLER: “CİHANGİR KAVŞAĞI SİNYALİZASYON PROJESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ” CTP Kadın Örgütü, Yeniboğaziçi’nde kadın dayanışma gecesi düzenledi Liderler yarın yeniden bir araya gelecek İskele’de hurma geleneği bu yıl da devam edecek ATAOĞLU: “DEMOKRAT PARTİ’DE BİRLİK VE BERABERLİK VAR” Oğuz: “Muhtarlarımız Devlet İle Vatandaş Arasında Köprü Görevi Görüyor Hasipoğlu, yeniden milletvekilliğine aday Yaz saati uygulaması sona eriyor: Pazar günü saatler bir saat geri alınacak KTOEÖS, Girne’deki okullarda öğleden sonra greve gidecek Cumhurbaşkanı Erhürman’dan Guterres’in mektubuna dikkat çeken mesaj İncirli: “Spor kulüpleri hükümetimizde yönetimin de bir parçası olacak” Gazimağusa’da salı günü bazı bölgeler 6 saat elektriksiz kalacak Bozkurt, Gazimağusa Serbest Limanı, Limanlar Dairesi ve Liman İşçileri Şirketi’ni ziyaret etti Erhürman: “Hristodulidis’in faaliyetleri güveni zedeliyor” UBP İskele Belediye Meclis üyesi adayları açıklandı Bozkurt: Ekibime çok güveniyorum MERİTTA'DAN 2026 SEZONUNA ANLAMLI VEDA: 6 DENİZ KAPLUMBAĞASI MAVİ SULARLA BULUŞTU MERSİNLİK KÖYÜ’NDE İÇME SUYU ALTYAPISI YENİLENDİ, SU AKIŞI BAŞLADI Üstel: “Muhtarlara devlet katkısını asgari ücretin yüzde 95’ine yükselttik” Sadıkoğlu, Muhtarlar Günü’nde muhtarlarla bir araya geldi KARAVEZİRLER: “CİHANGİR KAVŞAĞI SİNYALİZASYON PROJESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ” CTP Kadın Örgütü, Yeniboğaziçi’nde kadın dayanışma gecesi düzenledi Liderler yarın yeniden bir araya gelecek İskele’de hurma geleneği bu yıl da devam edecek ATAOĞLU: “DEMOKRAT PARTİ’DE BİRLİK VE BERABERLİK VAR” Oğuz: “Muhtarlarımız Devlet İle Vatandaş Arasında Köprü Görevi Görüyor Hasipoğlu, yeniden milletvekilliğine aday Yaz saati uygulaması sona eriyor: Pazar günü saatler bir saat geri alınacak KTOEÖS, Girne’deki okullarda öğleden sonra greve gidecek Cumhurbaşkanı Erhürman’dan Guterres’in mektubuna dikkat çeken mesaj İncirli: “Spor kulüpleri hükümetimizde yönetimin de bir parçası olacak” Gazimağusa’da salı günü bazı bölgeler 6 saat elektriksiz kalacak Bozkurt, Gazimağusa Serbest Limanı, Limanlar Dairesi ve Liman İşçileri Şirketi’ni ziyaret etti
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Ankara'da 15 Temmuz'u Anlamak

Paylaş
Facebook X LinkedIn
Reklam
Ankara'da 15 Temmuz'u Anlamak
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam



Ankara- 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden tam on yıl geçmiş. Şehrin her yanı Türk bayraklarıyla donatılmış. Daha ilk bakışta verilen mesaj net: Bu günün unutulmasına izin verilmeyecek.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın davetlisi olarak, dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerle birlikte birkaç günlük anma programını takip ediyoruz. Benimle birlikte Aytuğ Türkkan ve Ramazan Çelikel de bu heyetin içinde yer alıyor. Amacımız sadece etkinlikleri izlemek değil; Türkiye'nin 15 Temmuz'u nasıl hatırladığını ve bu vesileyle dünyaya ne söylemek istediğini anlamaya çalışmak.
Ankara'da hissedilen atmosfer, Türkiye’nin dünyayla, NATO Zirvesi benzeri ilişkiler kurarken, şu cümleri mırıldandığını hissettiriyor:
"Biliyoruz... Siz onlarca yıl boyunca ülkeleri içerideki uzantılarınız üzerinden şekillendirmeye, yönetimleri darbelerle değiştirmeye çalıştınız. Bunu bize de defalarca yaptınız. Ama son denemeniz başarısız oldu ve artık buna izin vermeyeceğiz."
Bu duygu, şehrin sokaklarına sinmiş durumda.
Türkiye, dünya tarafından uzun yıllar darbeler ülkesi olarak tanındı. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980... Elbette "başarılı darbe" ifadesini kullanmayı doğru bulmuyorum. Ancak darbeyi planlayanların hedefleri açısından bakıldığında, yönetimleri değiştirdikleri için amaçlarına ulaştılar.
Belki de bu yüzden o darbelerin yıldönümlerinde bugünkü ölçekte anma programları yapılmadı. Hayatını kaybedenler elbette unutulmadı; acılar konuşuldu, dişler sıkıldı, "ah"lar çekildi. Ama devletin ve toplumun birlikte sahiplendiği böylesine kapsamlı bir hafıza inşa edilmedi. Çünkü darbe başarılı olmuştu.
15 Temmuz ise farklıydı.
Başarısız olan ilk büyük darbe girişimi olarak tarihe geçti. Bu nedenle bugün hem hayatını kaybedenler anılıyor hem de demokrasinin ayakta kalması kutlanıyor. Hüzün ile gururun aynı gün içinde buluştuğu ender tarihlerden biri.
Biz Kıbrıslı Türkler için de "15 Temmuz" ve "darbe" kelimeleri birbirine yabancı değildir.
15 Temmuz 1974'te, faşist Yunan cuntası destekli EOKA-B militanları Cumhurbaşkanı Makarios'u devirerek adayı Yunanistan'a bağlama hedefinin hızlandırılmış planını devreye soktu. Bu planın önündeki en büyük engel olan Kıbrıslı Türklerin kısa sürede etkisiz hâle getirilmesi hedefleniyordu. O süreçte çok kan döküldü.
Ancak o darbe yalnızca beş gün yaşayabildi. Gerisini hepimiz biliyoruz.
Bugün Türkiye'de 15 Temmuz'un geldiği nokta dikkat çekici. Artık bu tarih, 23 Nisan, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi Cumhuriyet'in hafızasına kazınmış günlerden biri olarak görülüyor. En az onlar kadar önemli, en az onlar kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin yönünü değiştiren bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
Demokrasinin kusurları vardır. Bazen yavaş işler. Bazen insanı çileden çıkarır.
Hatta kimi zaman insanlar, "Demokrasi buysa olmasın daha iyi" diyecek noktaya gelir.
Ancak 15 Temmuz'un başarılı olması hâlinde yerine neyin geleceğini düşündüğünüzde, eksikleriyle, aksaklıklarıyla da olsa demokrasinin kıymetini daha iyi anlıyorsunuz.
Ben de o geceyi, gazete yöneten bir gazeteci olarak yaşadım. Ankara ya da istanbul’da değil Lefkoşa’da yaşama rağmen hala etksindeyim.
Dakika dakika haber akışını takip ederken yaşanan belirsizliği, ülkenin nereye savrulacağını bilememenin yarattığı duyguyu, aradan on yıl geçmiş olmasına rağmen bugün bile tam olarak tarif edebildiğimi söyleyemem.
Ve o geceyi düşündüğümde aklıma sadece siyasi sonuçlar gelmiyor.
Dostlar geliyor. Tanıdık yüzler geliyor.
O gece sivil direniş sırasında hayatını kaybedenlerin yanı sıra, yakından tanıma fırsatı bulduğum Erol Olçok’u ve elbette oğlu Abdullah Tayyip Olçok'u da rahmetle anıyorum.

Benzer haberler

Köşe yazısı
Rasıh Reşat: Hristodulidis’in Antalya sınavı 2026-10-15 10:32:46 Rasıh Reşat: İktidar, maaşlar ve borçlar? 2026-10-14 08:34:00 Rasıh Reşat: Seçim başladı ama henüz bitmedi 2026-10-12 08:45:14 Rasıh Reşat: Hristodulidis kolayı buldu 2026-10-06 08:55:39 Rasıh Reşat: Öğretmen Grevi Mevsimi 2026-10-05 11:03:34 Rasıh Reşat: Şaka maka, bunlar da bitti 2026-10-01 10:38:00